Harem

Harem, Arapçada “yasaklamak” demek olan harama fiilinden türetilmiştir ve “yasaklanan”, “korunan” anlamlarına gelir. Harem, insan hayatının gizli ve kapalı bölümünü, evin en dokunulmaz bölümünü ifade eder. Topkapı Sarayı’nda bulunan ve sultanların aileleri ile birlikte yaşadığı Harem Dairesi, 16. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına kadar çeşitli dönemlerin mimari üslup özelliklerini yansıtması sebebiyle mimarlık tarihi açısından son derece önemli bir komplekstir. Günümüze ulaşabilen İslam... ...Devamı
Sultan III. Murad tarafından yaptırılmıitır. Duvarlarındaki dolaplarda Darüssaâde Ağası denetimindeki, Haremeyn’e ait vakfın evrakları ile her yıl Hicaz’a gönderilen paralar saklanır
Şadırvanlı Sofa, Dolaplı Kubbe’den girilen ve Harem’in esas girişini oluşturan sofadır. Padişahlar, duvarları 17. yüzyıl Kütahya çinileriyle kaplı olan bu alandan, asker alayı izleyecekleri zaman ya da kılık değiştirerek dışarıya çıkmak istediklerinde geçerlerdi.
Şadırvanlı Sofa’dan çıktıktan sonra sol tarafta kalan Kara Ağalar Mescidi, 1665 yangınından sonra tekrar inşa edilmiştir. 17. yüzyıl çinileriyle kaplı duvarlarında çiçek motifleri ve Kur’an-ı Kerim’den sureler bulunur.  
Kara Ağalar Taşlığı Adını, başlıca görevi Harem’in kapılarında nöbet tutmak, girişçıkışları kontrol etmek ve dışarıdan içeriye kimseyi sokmamak olan Kara Ağalar’dan alan Taşlık’ın çevresinde; Hazinedar Dairesi, Musahipler Dairesi, Enderun Avlusu’ndaki koğuşlar gibi bir eğitim yeri niteliği taşıyan Kara Ağalar Koğuşu ve Şehzadeler Mektebi yer alır. Padişahın, taşlığın ortasında boydan boya uzanan podima taşlı yoldan at üzerinde geçtiği bilinmektedir. Harem Ağaları ve Kara Ağalar Saraylarda... ...Devamı