II. Avlu

Saray’ın İkinci Avlusu olarak 1460’larda inşa edilen Dîvân Meydanı, devlet yönetiminin gerçekleştirildiği, devletin temsil edildiği bir tören alanıydı. Dîvân Meydanı’nda düzenlenen törenlerin en meşhuru ulûfe dağıtımıydı. Her üç ayda bir yeniçeriler bu meydanı doldurur ve maaşları olan ulûfelerini alırlardı. Bu törenlerde askerlere çorba ikram edilir; çorba içilirse maaşlar dağıtılmaya başlanırdı. Çorbaların içilmemesi bir isyan alametiydi. Bu meydan aynı zamanda elçi kabullerine de sahne... ...Devamı
Kubbealtı (Dîvânhâne /    Dîvân-ı Hümâyun) İkinci Avlu’nun kenarındaki Kubbealtı âdeta İmparatorluğun cihanşümul (evrensel) karakterini temsil eder. 15. ve 16. yüzyıllar boyunca dünyanın yönetildiği bu mütevazı mekân, Saray’ın inşa edildiği dönemdeki ahşap Dîvânhâne’den sonra, 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Üç kubbeden ibaret olan yapı, 1665 Harem yangını neticesinde çok ciddi hasar görmüş ve Kubbealtı kapısı Sultan IV. Mehmed tarafından neredeyse... ...Devamı
Adalet Kulesi (Kasr-ı Adl) İstanbul’un her tarafından görünen, İmparatorluğun haşmetini temsil eden bir kuledir. Bu kule, Ayasofya ve Sultanahmet gibi anıtvari yapıların minareleri ile boy ölçüşecek kadar yüksektir. Adalet Kulesi İstanbul’un en iyi gözlendiği noktalardan biridir. Özellikle, gün batımında Haliç’in hâlâ bir altın boynuz gibi parladığını buradan görmek mümkündür. Fatih Sultan Mehmed zamanında Saray’ı temsil eden bir kule-köşk olarak yaptırılmıştır. Saray yangınından sonra 17.... ...Devamı
Eski Hazine Dairesi (Dış Hazine) Kanuni Sultan Süleyman devrinde inşa edilen ve Kubbealtı’nın yanında bulunan sekiz kubbeli bina, İmparatorluğun resmî hazinesinin saklandığı yerdir. Bu hazinede küpler içinde saklanan altın ve gümüşün miktarı, İmparatorluğun son dönemlerinde pek çok iç hadisenin çıkmasına sebep olmuştur. Yeniçerilere üç ayda bir dağıtılan ulûfe (maaş), Haremeyn’e (Mekke ve Medine) Surre Alayları ile birlikte gönderilen para ve armağanların yanı sıra padişahların cülûs... ...Devamı
Zülüflü Baltacılar (Taberdaran-ı Hassa) Enderun teşkilatının önemli bir bölümünü teşkil eden Baltacılar, Saray hizmetlerinde ve Harem’in odun ihtiyacının temininde kullanılan hizmetliler ve kapıkulu mensuplarıydı. Bu kişilerin, sefer sırasında ordunun zafer kazanması için önden ilerleyerek askerlerin yürüyüşüne engel olacak ağaçları kestiklerinden Baltacı ismiyle anıldıkları rivayet edilir. Dolama denilen lacivert elbiselerinin yakaları, Harem’de çalıştıkları esnada etrafı görmelerine engel... ...Devamı