II. Avlu

Osmanlı Devleti’nin yönetim merkezi ve bir tören alanı olan bu avlu Saray’ın inşası sırasında şekillenmiş, 16. yüzyılda özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde genişletilerek yenilenmiştir. Avlunun dört yanı revaklarla çevrilidir. Çeşitli eksenleri olan avlunun en önemli ekseni padişahı temsil eden Babüssaade eksenidir. Avlu’nun sağında Saray mutfakları, solunda Divanhane (Divan-ı Hümâyûn veya Kubbealtı), Dış Hazine, Harem’in Arabalar Kapısı, Adalet Kulesi, Zülüflü Baltacılar Koğuşu yer... ...Devamı
İlk divanhane Fatih Sultan Mehmed döneminde (1451-1481) yapılmış ahşap bir yapıdır. Bugünkü revaklı yapı Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimarbaşı Alaeddin tarafından 1527-29 yıllarında yeniden yaptırılmış, daha sonra çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlarla değişikliğe uğramıştır. 16. yüzyılda iç mekân duvarları mermerlerle kaplanmıştır. Kubbealtı'ndaki bazı süslemeler, revağın mukarnas başlıklı sütun ve kemerleri ile iktidar sembolü taçlı mermer boş kapı, yapının 16. yüzyıl dönemine aittir.... ...Devamı
Fatih Sultan Mehmed döneminde (1441-46/1451-81) bir kule-köşk olarak yaptırılan kule Kanuni Sultan Süleyman döneminde yenilenmiştir. Yapının üzerinde konik külahlı ahşap bir cihannüma kasrı bulunuyordu. Sultan II. Mahmud döneminde 1820 yılında yükseltilmiş ve Sultan Abdülaziz döneminde (1861-76) üzerine ampir üslupta bir köşk yaptırılmıştır. Beş katlı olan kulenin merdivenleri 19. yüzyıla aittir. Kule, geleneksel saray kulelerinin bir örneği olarak padişahın şehri, sarayı ve özellikle kafesli... ...Devamı
Günümüzde Silah Seksiyonu olarak kullanılan ve ilk olarak Fatih Sultan Mehmed döneminde (1451-81) yaptırılan Dış Hazine binası eski Divanhane'yle birlikte Kanuni Sultan Süleyman döneminde yıktırılarak 1526–1528 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. Mekân üç büyük payanda üzerinde yükselen sekiz kubbeyle örtülüdür. Dış Hazine binası 19. yüzyıl ortalarına kadar devletin resmi hazinesi olarak kullanılmıştı. Ülke ve eyaletlerden alınan vergiler, ganimetlerden elde edilen gelirler, bunların... ...Devamı
Zülüflü Baltacılar Ocağı, 15. yüzyılda ordunun yolunu açmak üzere kurulmuştur. Zülüflü Baltacılar sarayda harem ve selamlık kısmının temizlenmesi, padişahın güvenli ve hızlı haberleşme işleri, cülus ve bayram törenlerinde tahtın taşınarak kurulması, eşyaların taşınması, padişah ve ailesinden kişilerin cenazelerinin taşınması gibi işlerden sorumlu olmuşlardır. Ocak mensuplarına verilen “Zülüflü” terimi, başlarına giydikleri sivri serpuşun iki yanından sarkan saç örgüsü benzeri zülüflerden... ...Devamı